13 Ekim 2011 Perşembe

Artemio Cruz’un Ölümü – Carlos Fuentes

Carlos Fuentes hem Meksika Edebiyatı’nın hem de Latin Amerika Edebiyatı’nın çıkardığı en büyük isimlerden. Gerçek bir yazar… 1962’de yayımladığı “Artemio Cruz’un Ölümü” (La muerte de Artemio Cruz) Fuentes’in başyapıtlarından biri olarak kabul ediliyor. Bir “ölüm döşeği”, bir iç hesaplaşma romanı… İnsan ölüm döşeğindeyse, gelecekten umudu kalmadıysa, hele bir de tüm geçmişi yanlış seçimlerle doluysa ne yapar? Anılara sığınmaz mı? 71 yaşındaki Artemio Cruz  da ölümü beklediği hasta yatağında öyle yapıyor. Anılarına, pişmanlıklarına sığınıyor. Yazar, Cruz’un anılarını kronolojik sırasıyla sunmuyor okuyucuya. Ustalıklı bir anlatım tekniğiyle kahramanın tüm dönemlerini romanın en başından itibaren harmanlıyor. Bir anının canlanışına kâh bir başka anıya dair vurucu ipuçları karışıyor, kâh ölüm döşeği ruh halleri, sayıklamaları… Gençlik anılarıyla, yaşlılık dönemleri iç içe geçiyor. Böylece okuyucu Artemio Cruz’un tüm yaşamına tanıklık ediyor.

Peki kimdir bu adam? Ya da başka bir biçimde soracak olursak, öğretmeninin isteğine uyarak Meksika Devrimi’ne katılan o kimsesiz, yoksul, idealist çocuk nasıl olmuştur da büyük medya patronu, sanayici ve siyasetçi Artemio Cruz’a dönüşmüştür? Fuentes sadece bir insanın giderek yitip giden saflığını anlatmıyor bu romanda. Aynı zamanda bir devrimin nasıl yozlaştığını da gösteriyor okuyucuya. Artemio Cruz’un (ve tabii ki onun gibilerin) hayatta kalabilmesi için başkalarının ölmesi gerekir. Omuz omuza beraber savaşılan bir askerin, bir sevgilinin, birlikte kurşuna dizileceğiniz bir hücre arkadaşının ve hatta bir evlâdın ölmesi gerekir. Artemio Cruz tüm ölülerini geride bırakıyor. Ölüm döşeğinde buluşuncaya kadar… Cruz’un iç hesaplaşması şaşırtıcı biçimde samimi… Kendisine karşı inanılmaz dürüst… Erdemli olmadığı için onca badireyi atlatıp bugüne gelebildiğini gayet iyi biliyor. Tüm yanlışlarını doğruya çevirmenin artık mümkün olmadığını da… Bu iç hesaplaşmalar aynı zamanda romana felsefi bir ağırlık katıyor. Altı çizilecek öyle çok şey var ki… Birkaç cümleyi aktarmak istiyorum:
“…Devrim savaş alanlarında yoğrulup biçimlenir, ama bir kez yozlaştı mı, savaşlar kazanılsa bile devrim yitirilmiş demektir…”
“…Özveride bulunacak, ötekilerden vazgeçip bir tek yol seçeceksin; bu seçimi yapmakla özveride bulunmuş olacaksın, çünkü böylece bir başka yolu seçtiğinde olabileceğin kişi olmaktan uzaklaşacaksın…”
Bu kitap aynı zamanda yaptığımız seçimlerle de ilgili… Artemio Cruz bir seçimler toplamı… Tıpkı bizler gibi…
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder