9 Kasım 2011 Çarşamba

Profil – Federico García Lorca

Federico García Lorca (1898-1936), İspanyol Edebiyatı dendiğinde hem ülkemizde hem de dünyada ilk akla gelen ve en çok sevilen isimlerdendir. 1920’lerin sonu ve 1930’ların başında İspanya’da önem kazanan ve çoğu çocukluk arkadaşı olan yaklaşık on şairden oluşan “1927 Kuşağı”’nın önde gelen temsilcilerindendir. 1936’da sağcılar tarafından kurşuna dizilerek öldürüldüğünde sadece otuz sekiz yaşında olan Lorca, kısacık ömrüne yüzlerce şiir ve oyun sığdırmıştır. Sadece edebiyat alanındaki büyük yeteneği ile değil, müzik ve resme olan merakı ve yatkınlığıyla da bilinen çok yönlü bir sanatçıdır.  Hukuk öğrenimini yarıda bırakıp yirmili yaşlarının başında şiir yazmaya başlamıştır. Lorca şiirinde birbirinden oldukça farklı evrelerden söz edilebilir. İlk şiirleri 1994 yılında Daha Önce Yayımlanmamış Gençlik Şiirleri (Poesía inédita de juventud) adıyla yayımlanır. Hayattayken yayımlanmış ilk eseri 1921 tarihli Şiirler Kitabı (Libro de Poemas)’dır. 1921 sonrasında Lorca şiirlerinde üslûp birden farklılaşır. Geleneksel İspanyol şiiri ile haikuyu birleştirdiği kısa kısa şiirler yazmaya başlar Lorca. Bu çizgide sayılan Şarkılar (Canciones) 1927’de, Cante Jondo Şiiri (Poema del cante jondo) ise 1931’de yayımlanır. 1928 yılında yayımlanan Çingene Romansları (Romancero Gitano) ile stili bir kez daha değişir. Büyük başarı kazanan bu şiirlerinde Lorca yüzlerce yıllık, zengin İspanyol romans geleneğinden beslenmiş, geleneksel ile moderni büyük bir ustalıkla harmanlamıştır. Lorca’nın bir diğer önemli şiir kitabı 1940’ta yayımlanmış olan Şair New York’ta (Poeta en Nueva York) adlı kitaptır. 1929-1930 yıllarında önce ABD’ye (özellikle de New York’a) ardından da Küba’ya yapmış olduğu yolculuklarda yazmış olduğu bu şiirlerde çocukluğun masumiyetinden, ölümün kaçınılmazlığına, New York şehrinin yüzeyselliğinden, vahşi kapitalizme pek çok temayı işler. Eşcinsellik temasına da ilk kez bu şiirlerinde değindiğini görürüz. Şairin en çok bilinen bir diğer şiir kitabı da 1931-1934 yılları arasında yazdığı gazel ve kasidelerden oluşan Tamarit Divanı (Diván del Tamarit) adlı kitaptır. Bu eserlerde yer alan şiirlerinin dışında daha pek çok şiiri bulunmaktadır. Şayet Lorca’nın şiirlerini merak ediyorsanız, Yapı Kredi Yayınları tarafından 2007 yılında yayımlanan Profil bir başlangıç yapmanız için güzel bir çalışma. Kitap, Lorca’nın sadece şiirlerinden örnekler vermekle kalmıyor, oyun, senaryo, konferans, mektup ve desenlerinden de örnekler sunuyor okuyucuya. Yayına hazırlayanlar Yıldız Ersoy Canpolat ve Selahattin Özpalabıyıklar. Lorca’nın ilk şiirlerinden, meşhur Çingene Romansları’na, New York şiirlerinden, New York ve Havana’dan ailesine yazdığı mektuplara, gazel ve kasidelerine pek çok güzel örnek bir arada…. Foğrafları ve desenleri de görülmeye değer…
Aşağıda yer alan şiir, 1934 yazında bir boğa güreşi sırasında ağır yaralanıp kangren olan ve otuz altı saat içinde yaşamını yitiren ünlü boğa güreşçisi Mejías anısına yazılmış olan Ignacio Sánchez Mejías’a Ağıt (Llanto por Ignacio Sánchez Mejías) adlı şiirin ilk bölümüdür. Sabri Altınel tarafından Türkçe’ye çevrilmiştir. Oldukça etkileyici bir şiirdir. Seveceğinizi umarım.
 SÜSME VE ÖLÜM
      Saat beşte akşamlayın.
Tam saat beşte akşamlayın.
Ak çarşaflar getirdi çocuk
      saat beşte akşamlayın.
Hazırdı bir sepet kireç
      saat beşte akşamlayın.
Kalanı ölüm. Yalnız ölüm.
      saat beşte akşamlayın.

Rüzgâr savurdu pamukları
      saat beşte akşamlayın.
Kristal, nikel serpti oksit
      saat beşte akşamlayın.
Kumru parsla savaşır şimdi
      saat beşte akşamlayın.
Bir kalça, bir ıssız boynuz
      saat beşte akşamlayın.
Sesler başladı, uğultular
      saat beşte akşamlayın.
Sessiz insanlar köşelerde
      saat beşte akşamlayın.
Yalnız boğanın yüreği şendi
      saat beşte akşamlayın.

Geliyor kar teri işte
      saat beşte akşamlayın.
Tentürdiyot kokusu alanda
      saat beşte akşamlayın.
Ölüm yaraya yumurtasını koydu
      saat beşte akşamlayın.
      Akşamlayın saat beşte.
Tam saat beşte akşamlayın.  
Tekerlekli bir tabut yatağı
      saat beşte akşamlayın.
Kemikler, flütler kulağında
      saat beşte akşamlayın.
Boğa böğürdü alnına doğru
      saat beşte akşamlayın.
Can çekişmeyle ışılar oda
      saat beşte akşamlayın.
Kangren yaklaştı uzaktan
      saat beşte akşamlayın.
Zambak bir boru yeşil kasığında
      saat beşte akşamlayın.
Güneş gibi yanar yaraları
      saat beşte akşamlayın.
Pencereleri kırıyor kalabalık
      saat beşte akşamlayın.
Ah! Ne korkunç saat beşi akşamın!
Saat beşti bütün saatlerde!
Akşamın gölgelerinde saat beşti!

Not: Lorca’nın şiirleri kadar oyunları da harikuladedir. Tiyatro oyunları arasında Kanlı Düğün (Bodas de sangre), Yerma ve Bernarda Alba’nın Evi (La casa de Bernarda Alba) çok ünlüdür. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çok sevilir ve sıkça sahnelenir. Tiyatro oyunlarından bir başka yazımda daha detaylı olarak bahsetmek isterim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder