8 Mart 2012 Perşembe

Masumiyet Çağı – Edith Wharton

Masumiyet Çağı (The Age of Innocence) 1862 doğumlu Amerikalı yazar Edith Wharton’ın en ünlü romanı olarak kabul edilmekte. 1920 yılında yayımlanan roman, 1921 yılında yazarına Pulitzer Ödülü’nü kazandırır. Pek çok romanı, yüze yakın kısa öyküsü bulunan, aynı zamanda da tasarımcı olarak tanınan Wharton Pulitzer Ödülü’ne layık görülen ilk kadın romancıdır. Gelelim romana… Yer New York, zaman 19. yüzyıl sonu… Ama aklınıza hemen bugünün sınırları zorlayan, özgürlükçü New York’u gelmesin. Kitapta resmedilen 19. yüzyıl sonu New York, toplumsal sınıflarıyla, ahlâk anlayışıyla ve katı kurallarıyla bambaşka bir yer. Oldukça muhafazakâr, sığ ve dar görüşlü… Nitekim şehrin sayılı nüfuzlu ailelerine mensup Newland Archer ile May böyle bir New York’ta evlilik hazırlıkları içindedirler. Newland Archer kendi sınıfına mensup pek çok genç gibi hukuk eğitimi almış, sanata ve felsefeye düşkün biridir. Evli bir kadınla bir aşk ilişkisi yaşamış, iş aile kurmaya gelince müstakbel eş olarak kendisine May gibi saf ve güzel bir genç kızı seçmiştir. Buraya kadar hikaye çok tanıdık. Tecrübeli erkek evlenmek için kendisine tecrübesiz ama güzel bir genç kız seçer. Ancak Archer’ın geleceğe yönelik tüm planları, May’in Avrupa’da yaşayan kuzeni Madam Olenska’nın karun kadar zengin kocasını terk edip New York’a gelmesiyle altüst olur. Elinde olmadan kendisini Madam Olenska’nın büyüsüne kaptırır. Madam Olenska kendi nişanlısından ve diğerlerinden ne kadar da farklıdır. New York’un alışkın olmadığı kadar özgün, özgür, hayal gücü zengin ve cesur….Madam Olenska’nın yanında May, anlamdan yoksun güzelliği, sığlığı, geleneğe ve kurallara sıkı sıkıya bağlı oluşuyla ne kadar da sıkıcıdır. Newland Archer kendisini bekleyen sıradan evlilik hayatını ve May’le geçireceği tutkudan yoksun yılları düşünür. Ve Madam Olenska’ya duyduğu aşkın karşılıksız olmadığını görünce her şeyi feda etmeye karar verir. Ancak olaylar arzu ettiği biçimde mi gelişecektir? Gelenekle özgürlük, eski ile yeni arasında sıkışıp kalmış Archer bir çıkış yolu bulabilecek midir? Romanın sonunda aradan yılların geçmiş olduğunu görürüz. Ne New York artık eski New York’tur; ne de şehrin insanları aynı insanlardır. Değişim her yanı sarmıştır. En çok da insan ilişkileri ve eski terbiye kuralları değişime uğramıştır. Finalde Archer ile oğlu Dallas – kimden olduğunu tabii ki söylemiyorum – arasındaki ilginç bir diyalog bu değişimi tüm netliğiyle gözler önüne serer. 1920’lerin New York’unda insanların susmayı tercih ettiği, duygularını açıkça dile getirmemeyi kibarlık ve terbiye olarak kabul etiği zamanlar gerilerde kalmıştır. İnsanların mecbur oldukları, toplumca onay gören hayatlar yerine, kendi seçtikleri hayatları özgürce yaşadıkları zamanlar gelmiştir. Evliliğe, aşka, tutkuya ve değişen zamanlara dair ilginç bir roman…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder