2 Ağustos 2012 Perşembe

Bab-ı Esrar – Ahmet Ümit


Son yıllarda polisiye edebiyat hiç olmadığı kadar popüler ülkemizde. Daha da önemlisi kendi yazarlarımızı çıkarmaya başladık artık. Bu yazarların sevenleri, takipçileri her geçen gün artıyor. Ahmet Ümit bu alandaki en önemli ve en çok okunan isimlerden biri hiç şüphesiz. Daha önce ne yazık ki herhangi bir Ahmet Ümit kitabı okuma fırsatım olmamıştı. Birkaç yıl önce yazarın başyapıtı kabul edilen Sis ve Gece’nin sinematografik versiyonunu izlemiş ve gerçekten çok etkilenmiştim. Özellikle finali çok vurucu ve zekiceydi. Açıkçası kitabı okumayı da çok istiyordum. Kısmet Bab-ı Esrar’aymış. Kitapçıda birden karşıma çıkınca Ahmet Ümit serüvenime 2008 yılında yayımlanmış olan Bab-ı Esrar ile başlamaya karar verdim. İyi de yapmışım. Romanı da, Ümit’in anlatımını ve kurgusunu da sevdiğimi söylemeliyim. Karakterler de oldukça başarılı. Kısaca romanın konusuna da değinmek istiyorum. Hikâye Karen Kimya Greenwood adlı bir İngiliz’in Konya’ya gelişiyle başlıyor. Uluslararası bir sigorta şirketinin eksperi olarak Konya’ya gelen genç kadın, müşterileri olan İkonion Turizm’e ait bir otelin kısa süre önce iki çalışanının yaşamını yitirdiği bir yangında yanıp kül olması ile ilgili soruşturma yürütecektir. Ortada üç milyon poundluk bir tazminat vardır ve genç kadın İkonion Turizm’in tazminat alabilmek için yangını kasti olarak çıkarmış olma ihtimalinden şüphelenmektedir. Bu arada Konya’ya adım attığı ilk andan itibaren de kendisini bir dizi gizemli olayın içinde buluverir. Çocukluğunda da Konya’ya gelmiş olan Karen’ın babası bir Türk’tür. Henüz on yaşında küçücük bir kızken kendisini ve annesini terk etmiş olan babası Konya’da bir Mevlevi dergâhında yetişmiştir. Karen bir yandan soruşturmasını yürütürken, bir yandan dünü ve bugünüyle yüzleşirken, bir yandan da yedi yüz yıl öncesine dair bir öykünün başkahramanına dönüşüverir. Konya’nın, Mevlâna’nın, Şems-i Tebrizi’nin de içinde olduğu bir polisiye roman ilginizi çeker mi? Evetse, Bab-ı Esrar tam size göre…
Son not: Everest Yayınları’nın cep boy kitaplarına tek kelime ile bayılıyorum. Hem ekonomik, hem taşıması, elde tutması kolay, hem de tasarım açısından çok başarılı.  

3 yorum:

  1. benim de okuduğum tek Ahmet Ümit kitabı ama çok sevmiştim. Elif Şafak ın Aşk kitabından sonra. o yüzden sık sık karıştırırım hikayelerini:) paylaşım için tşkler

    YanıtlaSil
  2. Ben de yorumunuz için teşekkür ederim.
    Takip etmeye değer bir yazar keşfetmek güzel şey :)

    YanıtlaSil