18 Ağustos 2012 Cumartesi

Franny ve Zooey – J. D. Salinger


İşte Amerikan edebiyatından bir efsane: meşhur J. D. Salinger (1919 – 2010) … Holden Caulfield ve daha nice karakterin münzevi babası… 1951’de yayımladığı Çavdar Tarlasında Çocuklar / Gönülçelen (The Cather in the Rye) ile edebiyat dünyasında birden parlayan ve 1965’ten sonra ansızın inzivaya çekilip, ölene dek tek bir satır dahi yayımlamayan, herkeslerden, ilgiden köşe bucak kaçan gizemli adam… Kırk beş yıllık suskunluğuna rağmen ismi hâlâ en büyükler arasında…

Gelelim Franny ve Zooey’e… Yazarın 1961’de yayımladığı kitap birbiriyle doğrudan ilintili iki bölümden oluşuyor. Franny adlı kısa bir öykü ve Zooey adlı bir novela… Franny ve Zooey iki kardeş… Salinger’ın ünlü Glass ailesinin yedi çocuğundan en küçükleri… Ailenin diğer çocukları gibi vaktiyle, radyoda yayımlanan “Akıllı Çocuk” adlı bir yarışma programına katılıp birer küçük efsaneye dönüşmüş, son derece zeki, yetenekli, hayli protest ve sarkastik, kardeşlerinden farklı olarak da bir hayli güzel iki genç çocuk… Kısa öykü, üniversite öğrencisi olan yirmi yaşındaki Franny’nin erkek arkadaşıyla bir hafta sonu geçirmek üzere çocuğun bulunduğu kente varmasıyla başlıyor. Kızın trenden inmesi, çiftin karşılaşması ve yemek yemek üzere bir restorana gidişleri, her şey güzel geçecek bir hafta sonuna işaret ediyor. Ancak kısa süre içinde Franny’nin keyfinin ve sağlık durumunun hiç de yerinde olmadığı ortaya çıkıyor. Öykü Franny’nin restoranda aniden bayılmasıyla son buluyor.

İkinci bölüm, yani novela, Glass’ların evinde başlıyor ve bir gün içinde sona eriyor. Aktörlük yapan yirmi beş yaşındaki Zooey, banyo yapmak ve abisi Buddy’den dört yıl önce aldığı ve okunmaktan lime lime olmuş bir mektubu yeniden okumak üzere küvettedir. Zooey’nin banyo keyfi annesinin gelmesi ve kız kardeşi Franny’nin durumuyla ilgili duyduğu endişeleri aktarmasıyla bozulur. Kızın durumu hiç de iyi değildir. Kafasını elinden düşürmediği “Hacının Yolu” adlı dini bir kitaba takmış, yeme içmeden kesilmiştir. Zooey derhal durumu kavrar. Son derece basit bir yöntemle kişinin Tanrı’ya ulaşmasıyla ilgili olan bu kitap,  yıllar önce intihar eden, ailenin en büyük çocuğu Seymour’a aittir. Bundan sonraki bölümde, Franny ve Zooey arasındaki konuşmaya, Zooey’nin güya umursamaz bir tavırla kız kardeşini bu saplantıdan kurtulmaya ve kaldığı yerden hayatına devam etmeye ikna etme çabalarına tanıklık ederiz.

Daha önce hiç Salinger okumadıysanız eğer, önce Çavdar Tarlasında Çocuklar’ı okuyun derim. Ardından da Franny ve Zooey gelsin ama… Glass ailesinin çocukları hiç de sıradan değil. Deha ile delilik arasındaki o tehlikeli sularda yüzüyorlar. Sırf onları tanımak, kitabın ilginç mistisizmini solumak ve Buddy’nin Zooey’e yazdığı mektubu okumak için bile değer bence. 
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder