7 Ağustos 2012 Salı

Olmedo Şövalyesi – Lope de Vega

Daha önce İspanyol edebiyatı Altın Çağı’nın en önemli yazarlarından biri olan Calderon de la Barca'dan (1600-1681) ve Hayat Bir Rüyadır (La vida es sueño) adlı eserinden söz etmiştim. İşte Altın Çağ’dan bir yazar daha: Lope de Vega (1562-1635)… Kendisi döneminin en büyük oyun yazarı olarak kabul ediliyor. Yıldız Ersoy Canpolat tarafından İspanyolca aslından Türkçe’ye çevrilen Olmedo Şövalyesi (El caballero de Olmedo) de yazarın en güzel oyunlarından biri sayılıyor. İlginç olan şu ki, Lope de Vega akıllara ziyan bir üretkenlikle bin sekiz yüzden fazla oyun ve yüzlerce kısa oyun yazmış ancak bunlardan yaklaşık dört yüz ellisi günümüze kadar ulaşabilmiş. Gelelim oyunumuza… Olmedo Şövalyesi bir “kavuşamama” hikâyesi… Her ne kadar Lope de Vega’nın adı comedia ile anılsa da, Olmedo Şövalyesi bir tragedya… Aşk, yiğitlik, onur, kıskançlık, intikam ve ölüm, hepsi bir arada. Her şey cesur ve yakışıklı Olmedo Şövalyesi Don Alonso’nun Medina’lı güzel Doña Inés’i bir panayırda görüp aşık olması ile başlar. Don Alonso aşkını sevdiğine iletme fırsatı bulur ve aşkı karşılıksız kalmaz. Ancak rakipler ortaya çıkmakta gecikmez. Uzun zamandır Doña Inés’te gözü olan Don Rodrigo durumu fark eder ve harekete geçer. Tıpkı Romeo ve Juliet'vari bir trajedi beklemektedir aşıkları. Ne yazık ki, aşka karşı nefret ve kıskançlık, yiğitliğe karşı kalleşlik, soyluluğa karşı soysuzluk galip gelir. İspanyol edebiyatından güzel bir örnek… Meraklısına…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder