7 Şubat 2013 Perşembe

Cumhuriyet’in İlk Yüzyılı (1923-2023) – İlber Ortaylı


Yıllar önce üniversite üçüncü sınıftayken, iki dönemlik Osmanlı Diplomasi Tarihi dersi konmuştu programa. Seçmeli bir dersti. İlk dönem çok istememe rağmen, başka bir dersimle çakıştığı için alamamıştım. İkinci dönem başladığında dersin hocası sevgili Gül Tokay’la görüşüp, derse kayıt yaptırmak istediğimi söylemiş, açığımı çok hızlı kapama sözü vermiştim. “Hele sen bir ilk derse gel de sonra bakarız” demişti hoca. Çok küçük bir gruptu. Daha çok bir yüksek lisans, doktora sınıfı havası vardı. İlk ders söz dönüp dolaşıp İlber Ortaylı’ya gelmişti. İkinci sınıftayken, Ortaylı’nın “İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı” adlı kitabını okumuş, hatta kitapla ilgili bir de ödev hazırlamıştım. Bundan bahsedince, Gül Hanım, “Bu iş tamamdır. İlber Hoca’yı okuduysan derse kaydını yaptırabilirsin” demişti. Asıl söylemek istediğim, İlber Ortaylı’nın hem hocalar hem de öğrenciler üzerindeki o büyük etkisi aslında. Hem çok sevilir, hem de çok saygı görürdü okulda. Hakkında bir dolu efsane dolaşırdı dilden dile. Uçsuz bucaksız bilgi birikimi, muazzam hafızası, ilginç ve etkileyici üslûbuyla neredeyse bir idol gibi görülürdü. Hele bildiği diller tam bir merak konusuydu. Kimi yedi dil, kimi dokuz dil bildiğini, hem de öyle böyle değil, mükemmel bir biçimde bildiğini söylerdi. Hele bir söylenti vardı ki, ne zaman birinden duysak gurur duymadan edemezdik. Buna göre, İlber Ortaylı katıldığı bir uluslararası konferansta, hangi dilde konuşuyorsa, o dilden birdenbire Latince’ye geçiverir. Tamamı Avrupalılardan oluşan katılımcılar birden büyük bir şaşkınlık yaşarlar ve kimse bir şey anlamaz.
  
Bu söylenti doğru mudur bilemem ama, İstanbul’da bir konferansta, İngilizce’den Fransızca’ya, Fransızca’dan da İngilizce’ye en küçük bir tereddüt yaşamadan, büyük bir rahatlıkla geçtiğine tanıklık etmişliğim vardır. Her haliyle gerçek bir Türk aydınıdır. Ülkemizin yetiştirdiği en önemli tarihçilerden, akademisyenlerden biridir. Tarih disipliniyle kitleler arasında ciddi bir yakınlık kurduğunu düşünüyorum. Hiçbir zaman kendisini akademiye, müzeye, dar bir çevreye kapatmamış, bilgisini, birikimini, yorumlarını bizlerden esirgememiştir. Kullandığı dil hep çok zengin ve anlaşılır olmuştur. Renkli kişiliği ve üslûbu sayesinde halkın da çok sevdiği, saydığı ve yakınlık duyduğu bir kişiye dönüştüğü kanaatindeyim. Özellikle son yıllarda yayımlanan kitapları herkesin rahatlıkla ve ilgiyle okuyabileceği nitelikte. Son çıkan kitabı “Cumhuriyet’in İlk Yüzyılı” da yine bu çizgide. Bir solukta okunuyor.
İlber Ortaylı gazeteci İsmail Küçükkaya’nın sorduğu sorular doğrultusunda Cumhuriyet’in ilk yüzyılını değerlendiriyor. Bu bir akademik çalışma değil, bir yorum kitabı… Zaten kitabın Sunuş bölümünde de bu noktanın altı çiziliyor: “ Cumhuriyet muhabbetlerinden oluşan elinizdeki bu kitap, klasik bir tarih çalışması değil, akademik eser ise hiç değil. Sadece bir dizi Cumhuriyet sohbeti…” Tam da bu nedenle zevkle okunuyor. Yakın tarihe ilgi duyan, dünü, bugünü ve yarını anlamaya çalışan herkese tavsiye ederim. Özellikle eğitim ve kültür konusuna yaptığı vurgu ile bu kitabın ve Ortaylı’nın görüşlerinin çok önemli bir yol gösterici misyon üstlendiğini düşünüyorum.

9 yorum:

  1. Elimde bu kitap var ve merak ediyordum. Çok güzel bir tanıtım olmuş baştan sona hiç sıkılmadan okudum. Kitabı da seveceğime şimdiden emin oldum. Teşekkürler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi okumalar :) Umarım siz de seversiniz.

      Sil
  2. İlber Ortaylı hakkında yazdıklarınız için öncelikle teşekkür ediyorum. Çünkü kitaplarından korkuluyor. Dili ağır, fazla akademiktir, tarihi sıkıcı anlatıyordur vb. önyargılar.. Bunları duymak beni hep üzmüştür. Umarım bu yazının daha niceleri olur ve İlber Ortaylı' yı herkes okur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Açıkçası böyle düşünüldüğünü hiç duymamıştım. Hep tam tersini düşünmüşümdür. Yorumunuz için teşekkürler.

      Sil
  3. İlber hocanın kıymeti bilinmektedir,en azından tarafımca :)Kitabın akademik olmadığını belirtmeniz iyi olmuş ama :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle rahat okunuyor ki kitap, İlber Ortaylı'yı sanki TV'de izliyormuşum hissine kapıldım çoğu zaman.

      Sil
  4. İlber Hocam ile aynı yayında görev yapma ve yazma şerefine ulaştım, hoca ne yazsa okurum :) teşekkür ederim öneri için, kitabı satın aldım henüz okumadım:)

    YanıtlaSil
  5. okudum ve anlamadım -,-

    YanıtlaSil