1 Nisan 2013 Pazartesi

Annemle – Soledad Puértolas


Soledad Puértolas çağdaş İspanyol edebiyatının en önemli isimlerinden biri. 1947 doğumlu… Bildiğim kadarıyla kitaplarından sadece ikisi Türkçe’ye çevrilmiş: Gece Sürüyor ve Senyora Berg. Gece Sürüyor’u geçen yıl okumuş ve çok fazla ısınamamıştım. Garip bir mesafesi vardı kitabın. Yazar sanki bilerek isteyerek okuyucusuyla arasına mesafe koymuş gibiydi. Annemle (Con mi madre) ise otobiyografik olduğu için tam tersi bir etki yaratıyor. Çok samimi, çok duygusal… Yazar, seksen iki yaşında ölen annesini ve annesiyle olan ilişkisini anlatıyor Annemle’de. Geriye dönüşlerle ortak yaşamlarına sokuyor okuyucuyu. Bir bakıyorsunuz annesinin elinden sımsıkı tutmuş küçük bir kız, bir bakıyorsunuz ölüm döşeğindeki annesinin yanı başında ellilerinde bir kadın Soledad Puértolas. Annenin kaybı, anılar, paylaşılanlar, paylaşılamayanlar, sırlar, mutlu, mutsuz anlar, iç hesaplaşmalar ve kaybın büyüklüğünün yarattığı ve yeri asla doldurulamayacak olan o derin boşluk hissi… Öksüzlük hali… Bu kitap beni çok etkiledi. Küçük küçük detaylarda inanılmaz duygular gizli. En kısa zamanda Türkçe’ye çevrilir umarım. Tuğrul Tanyol’un kısa bir süre önce okuduğum “Annemin Hastalığı” isimli güzel ve hisli bir şiiri aklıma geldi hep bu kitabı okurken. Birkaç dizesini aktarayım:

ürperiyor usulca annemin uykusu   
yani nasıl desem?
bende bu yaşımda
öksüz kalma korkusu

  

4 yorum:

  1. 13-14 yaşlarımdayken 3-4 dil bilmeyi hayal ederdim. Fransızca başta gelirdi, sonra İtalyanca, İspanyolca. Sadece hayal olarak kaldı :( Biraz İngilizce o kadar. Ama anadilimi iyi bildiğimi sanıyorum, bu devirde o da bir şey bence:) İyi okumalar.N.Narda

    YanıtlaSil
  2. Bazı hayaller için hiçbir zaman geç değildir bence. Dil öğrenmek de onlardan biri sevgili N. Narda. Ama insanın anadili gibisi yok. "Bu devirde" deyişine bayıldım bu arada :)

    YanıtlaSil
  3. Kitapları çok merak ettim (özellikle "Annemle" isimli kitabı) ama İspanyolcam onları okumaya yeter mi emin değilim.
    İki yıl önce bir süreliğine Granada'ya gittiğimde İspanyol Edebyatı'nı ne kadar az tanıdığımı düşünmüştüm. Şimdi blogun sayesinde pek çok çağdaş İspanyol yazarı öğrendim. Bunun için ayrıca teşekkür ederim.
    Sevgiler Seda:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Alkım,
      Granada'yla ilgili yazını okumuştum. Fotoğraflara bayılmış ve orada olmayı çok istemiştim. Yanılmıyorsam Lucas Diye Biri'ni de orada okumuştun. Bu kitabı biliyor olmana sevindiğimi hatırlıyorum.
      Con mi madre'yi Cervantes Enstitüsü'nün kütüphanesinden ödünç alıp okumuştum. Rahat okunan kitaplardan.
      Okunacak o kadar çok kitap var ki... CKM Okuma Atölyesi'ni yürüten Didem Uslu "Herkes nasibi kadar okur" der hep. Bayılıyorum bu söze. Gittiği yere kadar :)
      Sevgiler Alkım :)

      Sil