13 Ekim 2013 Pazar

Agnes Grey – Anne Brontë


Bu kitabı geçen yıl Kitap Notları’nın (http://kitapnot.blogspot.com/) yılbaşı çekilişinde kazanmıştım. Çok merak ediyordum, nihayet okuyabildim. Açık söylemem gerekirse ne Emily Brontë’nin Uğultulu Tepeler’i kadar ne de Charlotte Brontë’nin Jane Eyre’i kadar etkileyici ve görkemli buldum. Çok daha sade, çok daha naif ve çok daha mütevazı… Anne Brontë, Brontë kardeşlerin en küçüğü… 1849’da, daha sadece 29 yaşındayken veremden ölmüş. Kim bilir, belki de Jane Eyre’i de Uğultulu Tepeler’i de gölgede bırakacak kadar şahane bir roman yazacaktı eğer bu kadar erken göçüp gitmeseydi. Yayımlanmış iki romanı var Anne Brontë’nin: Agnes Grey (1847) ve The Tenant of Wildfell Hall (Wildfell Hall’ın Kiracısı ya da Şatodaki Kadın) (1848).
Yazar 19 yaşındayken evinden ayrılarak mürebbiyelik yapmaya başlamış. Nitekim, Agnes Grey’de hem kendi ayakları üzerinde durabileceğini kanıtlamak, hem de ailesine katkıda bulunabilmek için mürebbiyelik yapmaya başlayan akıllı ve duyarlı bir genç kızın hikâyesini anlatmakta. Agnes Grey hem romanın başkahramanı hem de anlatıcı. Aslında bir romandan çok bir günlüğü andırıyor kitap. Sıcak yuvasından ayrılarak birbirinden sevimsiz iki zengin evinde çalışmak durumunda kalan Agnes Grey, büyük bir içtenlikle, başından geçenleri anlatmakta. Bir mürebbiyenin sıradan bir hizmetliye denk tutulduğu, sınıflar arası farkların altının kopkoyu çizildiği zamanlar. Bir süs bebeği gibi yetiştirilen zengin kızlarının zengin ve soylu bir koca bulmaktan başka dertlerinin olmadığı dönemler. Biraz dans, biraz Fransızca, Avrupa başkentlerinde aylar süren balayları, yeni elbiseler, yeni ciciler, sonrası hüsran... Sevgililer, metresler, yalan hayatlar… Peki ya Agnes Grey’lere ne olur böyle dönemlerde? İşleyen bir zekâ, duyarlı bir kalp, erdemli bir ruh ne yaşar acaba? Eh, benden bu kadar… Tüm cevaplar kitabın sonunda.

2 yorum:

  1. Sanırım tüm Brontë'leri okumak istiyorum *.*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Jane Eyre iyi bir başlangıç olabilir Cessie.

      Sil