20 Ekim 2013 Pazar

Mavi Gözler Siyah Saçlar – Marguerite Duras


Marguerite Duras’dan bu zamana kadar neden bu kadar uzak durduğumu bilmiyorum açıkçası. Son yirmi yıldır kitapçı dükkânlarında karşıma en çok çıkan yazarlardan biri olduğu halde hiç okumuşluğum yoktur. Çok emin olmamakla birlikte, Goncourt Ödülü almış Sevgili adlı şu meşhur romanının bende yarattığı çağrışımlardan şüpheleniyorum. Duygu dozu fazla kaçmış, aşırı romantik ve ağlamaklı bir kitapla karşılaşma ihtimali beni itiyordu galiba. Bir yerden başlama zamanı da gelmişti diğer yandan. Nitekim, karşıma Mavi Gözler Siyah Saçlar (Les Yeux Bleus Cheveux Noirs) çıkınca, bu fırsatı kaçırmak istemedim.
Kitap 1986’da yayımlanmış. Yazar yetmiş dört yaşındayken… Uzun bir öykü aslında, bir roman değil. Tıpkı bir tiyatro sahnesiymişçesine, bomboş bir odada geçiyor tüm hikâye. Bir kadınla eşcinsel bir erkeğin hikâyesi… Mavi gözlü, siyah saçlı bir kadın ve bir erkek… Genç, güzel ve yakışıklı bir ikili… Geride kalan, yitirilmiş mavi gözlü siyah saçlı bir delikanlının ardından gözyaşı döküyorlar. Tutkulu bir kadın ve sadece erkekleri sevebilen bir erkek… Tesadüfen bir araya gelen bu kadın ve bu erkeğin arasında bir aşk doğabilir mi acaba? Yoksa sadece acı ve gözyaşı mı bekliyor onları? Açık söylemek gerekirse sevmedim ben bu kitabı. Daha doğrusu, konuyu sevdim ama anlatımdan nefret ettim. Örnek mi? İşte kitabın muhtelif yerlerinden birkaç alıntı:
“Kadın uyanır. Erkeğe bakar. Sorar: Kimsiniz? Erkek yanıtlar: Hatırlasanıza.”
“Erkek ağlar bu sefer. Susar. Kadından uzaklaşır.”
“Kadın uyur. Erkek ağlar.”
Sevemedim bu tarzı. Kitaptan soğuttu beni. Konu son derece ilginç ve merak uyandırıcı bence ama ne yazık ki bu üslup yüzünden harcanıp gitmiş. Oysa bambaşka bir anlatım ve stille muazzam bir aşk hikâyesine dönüşebilirdi. Okuyucuyu derinden etkileyecek hatta sarsacak bir kitap çıkabilirdi ortaya. Neyse… Duras konusunda pes etmiş değilim ama. İlk fırsatta bir başka kitabını okumak istiyorum.   

6 yorum:

  1. Konusu gerçekten çok güzel. Ama anlatımı böyleyse ben de sevmem büyük ihtimalle. Yine de kitapçıya gidince bir karıştırayım. Siz hep okuyun, hep yazın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağol Cessie :) Belli olmaz aslında, sen seversin belki. İncecik bir kitap. Bir iki saatte bitiyor. Bir dene istersen.

      Sil
  2. :D Bu kitabı ben de okudum; çok net hatırlamıyorum ama Duras'ın ilginç bir tarzı var. Tarquinia'nın Küçük Atları'nı tavsiye edebilirim ikinci kitap olarak, pekiştirmesi için

    YanıtlaSil
  3. Marguerite Duras'ın Sevgili isimli kitabını okudum, daha doğrusu incecik kitabı bitiremedim;çünkü hiç sevmedim, sayıklar gibi yazmış ve adını koyamadığım bir şeyler rahatsız etti beni,sinirlendirdi. M. Duras okumam sanırım bir daha, bahsettiğiniz kitabı da pek umut vermedi bana:) Hele o sonda yaptığınız alıntı,tüm umutlarımı tüketti:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yukarıda yazdıklarımı okudum da, çok acımasız davranmışım yazara :) Şaka bir yana, yeniden okumak istediğim bir yazar Duras. Bazen ilk denemede yanlış kitaba düşebilir insan. Bir kitap okuyup, haksızlık edip de iyi bir yazar kaçırmak istemem doğrusu.

      Sil