8 Ocak 2014 Çarşamba

Korsan Çıkmazı – Nezihe Meriç


Nezihe Meriç (1924-2009) Korsan Çıkmazı ile 1962 TDK Roman Ödülü’nü kazanmış. Yayımlanmış toplam üç romanı var. Daha çok öykücülüğü ile biliniyor. Roman ve öykü dışında, çocuk ve anı kitapları ile oyunları da var. Korsan Çıkmazı Nezihe Meriç’ten okuduğum ilk kitap. İlk sayfalarda kitaba alışmakta güçlük çektim biraz. Bilemiyorum, sanırım Leylâ Erbil’in hemen ardından fazla iyimser ve romantik geldi. Ancak bir kez alışınca da kitabı bir solukta bitirdim. Sevdim. Kendine özgü, yumuşak, incelikli, zarif bir dili ve anlatımı var Nezihe Meriç’in. Kitabın arka kapağında, Korsan Çıkmazı büyüyüşün uzun bir öyküsüdür” denmiş. Romandan çok uzun bir öyküyü andıran bu kitap, Meli ve Berni adlı iki küçük kız çocuğunun büyüyüş hikâyesi en temelde.
Konusuna kısaca değinmek istiyorum. İki iyi arkadaş olan kızların çocukluk dönemi, babalarının memuriyeti sebebiyle Anadolu’da geçer. 1930’ların, 40’ların Türkiye’si… İkinci Dünya Savaşı’nın dışında kalmayı başarmış olsak da, savaş korkusu ve yokluk her yeri sarmış durumda. Kızlar, ortaokul ve liseyi okumak üzere, Meli’nin bir akrabasının yanına, Neyyire hala ile Mahir amcanın yaşadığı bir Orta Anadolu kentine gelirler. Onların evinde, tüm yaşamlarına yön verecek olan ilkelerle, dürüst, çalışkan, aydın insanlar olarak yetiştirilirler. Üniversiteyi okumak üzere İstanbul’a gelen Meli ile Berni, bu iki aydın insan sayesinde, kendi ayakları üzerinde durabilen, modern, idealist birer bireye dönüşmüşlerdir.
Her ne kadar iyimser bir hava egemense de kitaba, güzel bir döneme ait bir hikâye değil bu. Zor bir dönemde, mutlu, masalsı bir çocukluk geçirmiş iki kız çocuğunun idealist iki genç kadına dönüşme hikâyesi. İçinden çıktıkları ve içselleştirdikleri değerler sistemi ile dış dünya arasında bir çatışma olmaması mümkün değil. Çatışmak zorunda kaldıkları kâh karamsarlık ve umursamazlık, kâh bağnazlık ve ikiyüzlülük oluyor. Berni’nin kocası ve çocuğuyla birlikte yaşadığı Korsan Çıkmazı’ndaki ev de, böyle zor zamanlarda iki genç kadın için bir huzur ülkesine, bir sığınağa dönüşüyor. Beyoğlu’nda gerçekten de Korsan Çıkmazı adlı bir sokak var. Ancak kitaptaki, gerçek bir mekândan çok hayali bir düş ülkesi gibi…
Kitaptan küçük bir alıntı:
“… En zor işleri yaptırdı bize Neyyire hala. Ayağımızın altına bir tel koyar, tahtaları ovardık. Dünyanın çamaşırını, iki leğene karşılıklı geçer yıkardık Meli’yle. Biz durmadan çalışmanın getirdiği güçlendirici tadı, arkadaşlığı, dostluğu, faydalı adam olmayı, insanlara yardım etmeyi nasıl anlatayım, daha bir dolu olumlu şeyi, işe yaramanın sevincini hep o yıllarda öğrendik. Hep Neyyire haladan. Neyyire hala geri kafalılara, yalancılara illet olurdu. Biz hiç anlamadan, bu yıllar içinde, namuslu, dürüst, dobra dobra insanlar olmayı öğrendik. Öğrendik değil de olduk.”
Kitabın genel havasına, yazarın diline dair küçük bir ipucu gibi bu satırlar. Yazımı kitabın arka kapağından güzel bir alıntıyla bitiriyorum:
“Nezihe Meriç’in 1960 yılında yazdığı bu sıcacık roman, erdemli insanların toplumsal rolünü anlayabilmek için, yeni okumalara her zaman açık. Erdemin anlamının giderek sislendiği yeni zamanlarda da…”

4 yorum:

  1. Hiç Nezihe Meriç okumadım. Anlatımınıza göre Adalet Ağaoğlu'nun çağdaşı olarak onun 70'lerdeki romanları havasında anladığım kadarıyla. Belki bir ara sıra gelir. Güzel tanıtım için teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim. Ben de öykülerini merak ettim Nezihe Meriç'in.

      Sil
  2. öyküleri enfestir. korsan çıkmazı, topal koşma kitabında yer alan 'susuz' öykülerinden birinden çıkmadır. nezihe meriç -nezim,bir söyleşide o öyküyü neden roman olarak tekrar yazdığını da yanıtlıyordu, şimdi aradım bulamadım. öyküleri, evet, öyküleri çok çok iyidir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Açıkçası kitabı bitirdikten hemen sonra öykülerini de ilk fırsatta okuyayım diyordum. Araya o kadar çok kitap girdi ki hala sıra gelmedi. Yorumunuz bir hatırlatma oldu benim için. Teşekkürler...

      Sil