26 Şubat 2014 Çarşamba

Vahşetin Çağrısı – Jack London


Jack London’ı Martin Eden ile tanıdım. İşçi sınıfından genç ve azimli bir çocuğun, âşık olduğu üst sınıfa mensup kıza lâyık olabilmek için giriştiği yazar olma/sınıf atlama mücadelesini anlatır Martin Eden. Öylesine amansız ve ölümüne bir mücadeledir ki bu, romanın finali de tüm o inanılmaz savaş kadar vurucu olur. Çok etkilemiştir beni bu roman. Hâlâ da en sevdiğim kitaplar arasında ön sıralardadır yeri. Jack London’ın en olgun eseri olarak kabul edilir.
Bazı yazarların ne kadar da ilginç ve maceralı bir yaşam öyküsü oluyor. Jack London (1876-1916) da onlardan biri. İstiridye avcılığından, gemilerde tayfalığa ve altın aramaya kadar bir dolu iş yapmış. Doğayla mücadele ve ciddi beden gücü gerektiren işler yapan insanların bir yandan da entelektüel kapasitelerini kullanmaları, çılgınca okuyup yazmaları beni hep çok büyülemiştir. Tüm o mücadele arasında yazabilmek ve yazma iradesi gösterebilmek kolay iş olmasa gerek. Jack London tüm o tecrübeleri yazıya dökenlerden aslında. Yazar, 1897’de altın aramak için Kanada’ya gitmiş ve orada bir yıl kalmış. Döndükten sonra orada yaşadıklarını anlatan roman ve öyküler yazmış. 1903 yılında yayımlanan Vahşetin Çağrısı (The Call of the Wild) da böyle ortaya çıkmış.
Vahşetin Çağrısı, baştan sona, Buck adlı bir köpeğin hikâyesini anlatır. Güney eyaletlerinden birinde bir yargıcın evinde mutlu mesut yaşayan Buck kaçırılarak kızak köpeği olmak üzere Kuzeylilere satılır. Roman, evcil bir köpeğin, vahşi-doğal yaşam koşullarına uyum sağlayabilmek için geçirdiği akıl almaz dönüşümü harikulade bir biçimde aktarmakta okuyucuya. Her ne kadar çocukluk dönemi okumalarında sıkça rastlansa da, içerdiği bir dolu şiddet sahnesi ile yetişkinlere daha uygun bir kitap bence. Bu yaşımda okuduğum için pişman değilim açıkçası. Geç olsun, güç olmasın. Bir köpeğin zekâsını ve sadakatini bir kez daha takdir etmek için bile okumaya değer.
 

4 yorum:

  1. Ben de Martin Eden ile tanıdım yazarı. Başka kitabını okumadım ama okumayı çok istiyorum. Aynen dediğiniz gibi, çok etkileyici, çok güzel bir kitap. Tekrar okuyacağım bu yıl, öyle planlıyorum. Benim de en sevdiğim kitaplardan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de istiyorum aslında yeniden okumayı. Bakalım, bu yıl Dostoyevski tekrarlarına niyetlendim. Belki onların ardından okurum.

      Sil
  2. Martin Eden'de Martin'in sonuyla Jack London'un ölümü hep benzeştirilir. Kitapta kendi yaşantısından bölümler olduğu da dile getirilir. Vahşetin çağrısı gerçekten çok etkileyici bir kitaptır. Eski TRT döneminde filmini izlediğimi hatırlıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de hatırlıyorum o filmi hayal meyal.
      Gerçekten de, Martin Eden'in otobiyografik özellikler taşıdığı söyleniyor bir dolu kaynakta.

      Sil