15 Nisan 2014 Salı

Romantik Bir Viyana Yazı – Adalet Ağaoğlu


ROMANTİK Bir Viyana Yazı, Adalet Ağaoğlu’nun son romanı… 1993’te çıkmış ve 1997’de Aydın Doğan Vakfı Roman Ödülü’ne lâyık görülmüş. Kitabın aslında iki ismi varmış: Romantik (ve) Bir Viyana Yazı… Arka arkaya söylendiklerinde gayet anlamlı ve kitabın ruhuna da aykırı düşmeyen bir bütünlük ortaya çıktığından, insan yanılgıya düşüyor. Dahası, romanın bir yerinde, yazar, “romantik” sözcüğüyle de oynuyor ve onu “roman-tik” olarak da düşünebileceğimizi ima ediyor. Ve kelimeye bu haliyle kendine göre bir anlam yüklüyor. Sözün kısası, alışılmışın dışında, sözcük oyunlarıyla bezeli bir kitap adı seçmiş Adalet Ağaoğlu.
Gelelim romanın konusuna… Romanın başkahramanı, Kamil Kaya adlı emekli bir tarih öğretmeni… Hiç evlenmemiş, Kastamonu’dan Kütahya’ya, Konya’dan Kırşehir’e hep K harfiyle başlayan illerde otuz yıl boyunca tarih öğretmenliği yapmış olan Kamil Kaya’nın tek bir hayali var, o da, dünya gözüyle Viyana’yı görebilmek… Öğrencilerinin “hayalci hoca” adını taktığı Kamil Kaya, aslında adım başı rastlamaya alışık olmadığımız bir öğretmen. Tarihin sadece savaşlardan, fetihlerden ve zaferlerden ibaret olmadığı, yemekten, giyim kuşama, sanattan, eğlenceye her boyutuyla, her ayrıntısıyla ele alınması ve okutulması gerektiği tezini savunuyor. Doğru düzgün bir haritası bile olmayan sınıflarda, otuz yıl boyunca derslerini, bin bir hikâye, bin bir hayalle zenginleştirip anlatıyor öğrencilerine. Nitekim, “hayalci” lakabı da buradan geliyor.
Kamil Kaya’nın “Viyana düşü”, ancak emekliliğinde, “emekli ikramiyesi” ile gerçekleşiyor. Tarihle bugünün el ele verdiği Viyana’da, gerçekle hayalin birbirine karıştığı bir öykünün başkahramanına dönüşüyor Kamil Kaya. Adeta sırra kadem basıyor. Ve roman belli bir noktadan itibaren sanki bir polisiyeye dönüşüyor. Barok’tan faşizme, Kafka’dan Milena’ya, Klimt’ten Alma Mahler’e uzanan fantastik bir Viyana sunuyor okuyucuya Adalet Ağaoğlu. Kitabın başkahramanı ne kadar ilginç ise, anlatıcısı da o kadar gizemli. Yazı Viyana’da geçiren, devamlı notlar alan ve sanki yazacağı romanın başkişisini arayan bir yazar bu anlatıcı. Aradığı Kamil Kaya olabilir mi acaba? Finalini biraz karmaşık bulsam da, zevkle okuduğumu itiraf etmeliyim.
 

14 yorum:

  1. Kitaplarını okuduğum yazarların dünya görüşleri beni oldukça etkiliyor. Ağaoğlu'nun ilk kez sanırım 35 sene kadar önce "ölmeye yatmak" romanını okumuş ve sevmiştim. Ama zaman içerisinde sayın yazarın cumhuriyet ilkelerinden sapan ve "2. Cumhuriyetçi" kategorisinde beyan ve davranışları beni oldukça etkiledi. Yıllardır okumuyorum.
    Onca seneden sonra geçen hafta, hayatımın en büyük hatası diyerek yaptığı pişmanlık demeçlerini açıkçası samimi bulmadım. "Yazar çağının tanığıdır" derler. Ama pek çokları gibi biat etmesini (sadece iktidara değil, AB_ABD ci güçlere yakınlığı da dahil) içime sindiremiyorum.
    Ağaoğlu ne yazık ki üstü çizili yazarlarımdan.
    Sevgi ve saygılarımla.
    (Umarım yorum kutunuzu işgal ederek sizi rahatsız etmedim)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim. Değerli yorumlarınızı her zaman bekliyorum. Uzun yıllar önce ben de okuyup çok beğenmiştim. Keza, bu yıl okuduğum Fikrimin İnce Gülü'nü de çok beğendim.
      Yazarın ve elbette ki sanatçının çağına tanıklık ettiği konusuna kesinlikle katılıyorum. Sanatçının bağımsızlığı ve tutarlılığı konusunu çok önemsiyorum ama okumalarımı yaparken sadece kitaba odaklanmaya çalışıyorum. Bilemiyorum, karmaşık bir konu. Her zaman sanatçıyı ve eserini ayırmak o kadar da kolay olmuyor gerçekten. Selamlar, sevgiler...

      Sil
  2. Selam Seda'cım.
    Ne yazık ki henüz yazarın kitapları ile tanışmadım ama o kadar çok yorumlar okudum ki. Almak fazr oldu benim için.
    Keyifli haftalar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Gülşah'cığım,
      Epeydir aklımdasın. Umarım yeni hayat, yeni düzen, her şey güzel gidiyordur.
      Sevgiler,

      Sil
    2. Sağol canım iyiyim sen nasılsın? İnan sende benim aklımdasın bir türlü arayamadım.
      Yeni düzene alıştım artık. Tabi ara ara zorlandığım oluyor ama annelik duygusu daha ağır basıyor :)

      Sil
    3. Benden de iyilik. Umarım her şey güzel olur :) İlk zamanların yoğunluğu bir ayrı oluyor tabii...

      Sil
  3. Çok güzel bir kitaba benziyor, belki de siz gerçekten iyi anlattığınızdan. Sanırım Adalet Ağaoğlu'nu okumak farz oldu. Belki bu yaz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel diyemem aslında. Daha çok ilginç ve sürükleyici. Adalet Ağaoğlu'nun Fikrimin İnce Gülü'nü daha çok beğenmiştim. Onu tavsiye ederim.

      Sil
  4. "K" harfiyle ilgili bir takıntısı mı varmış acaba yazarın :)

    YanıtlaSil
  5. İsmini duyduğum halde geç okuduğum ama öyküleri çok iyi bir yazar. Hele de kadın öykü yazarları dendi mi mutlaka bilinmesi gerekenlerden, Tomris Uyar, Nezihe Meriç, Leyla Erbil, Latife Tekin, Sevgi Soysal gibi... Okumadığım birkaç isim daha var elbet...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Listeye Füruzan'ı da ekliyorum...

      Sil
  6. Merhaba,
    Blogunuzu çok beğendim ve sizi takibe aldım.
    Bende bloguma beklerim.
    Sevgiler,
    http://hayatimakyajla.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Teşekkürler. Hemen bir bakayım.
      Selamlar,

      Sil