31 Ağustos 2014 Pazar

Pastoral Amerika – Philip Roth


1997’de yayımlanan Pastoral Amerika (American Pastoral) Roth’un en ünlü romanı olarak kabul ediliyor. Fonda Vietnam Savaşı’nın sarsıntılarıyla cebelleşen 60’lı yılların Amerika’sı, Roth’un edebi alter egosu yazar Nathan Zuckerman, okuyucuya çok ilginç bir Amerikan rüyası anlatıyor. Tam anlamıyla iflas etmiş bir Amerikan rüyası… Romanın anlatıcısı yazar Zuckerman, lise yıllarından tanıdığı “Sarıkafa” lakaplı bir beysbol yıldızının hikâyesini aktarıyor bize. Her şey bir yükseliş, bir başarı öyküsü gibi başlamakta. Yakışıklı, iyi kalpli, herkesin favorisi Seymour Levov, günü geldiğinde babasının kurduğu eldiven fabrikasının başına geçer. New Jersey güzeliyle evlenip, güzel bir eve taşınan ve baba olan Seymour’un işleri kendisini bile büyüleyecek kadar yolunda gitmektedir. Her şey tam da hayalini kurduğu kadar ışıltılı ve görkemlidir. Ancak öyle bir gün gelir ki, Levov’un tüm yaşamı büyük bir manevi yıkımla altüst olur. Artık hiçbir şeyin eskisi gibi olması mümkün değildir. Bir yerde bir yanlış yapılmıştır ama tam olarak nerede?
Son zamanlarda okuduğum en güzel romanlardan biri Pastoral Amerika. Sadece bireysel bir yükseliş ve düşüş hikâyesi değil elbette. Vietnam Savaşı’nın Amerikan toplumunda yarattığı büyük depremden, göçmen bir Yahudi ailesinin Amerika’da tutunma hikâyesine, anne-baba-çocuk ilişkilerinden, evliliğe, kadere ve hiç kimsenin, hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığına dair bir dolu şey var bu kitapta. Kim ne derse desin, roman henüz ölmedi.

2 yorum:

  1. Vay ! Ne güzel yazmışsınız.Hemen ekliyorum ''alınacaklar'' listesine.
    Aynı yazarın Ölen Hayvan isimli romanından uyarlanan Elegy filmini izledim geçenlerde. O kitap da listemde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler :) O filmi çok merak ediyorum. Pastoral Amerika'yı da sinemaya uyarlayacaklarmış bu arada.

      Sil