14 Eylül 2014 Pazar

Yavru Ceylan – Magda Szabó


Macar yazar Magda Szabó’yu bu yıl okuduğum Kapı adlı romanı ile tanımış ve çok sevmiştim. Beni etkileyen yazarların peşine düşerim. Yazarın 1959’da yayımlamış olduğu Yavru Ceylan’ı (Az oz) henüz bitirdim ve çok beğendim. Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan kitabın arka kapağında romanın konusu şöyle özetlenmiş: “Yavru Ceylan, kırsal Macaristan’ın acımasız koşullarında yoksul düşmüş seçkin bir ailenin çocuğu olarak yetişen ünlü bir aktrisin, Eszter Encsy’nin Birinci Dünya Savaşı sonrasında başlayıp komünist rejimin ilk yıllarına uzanan hikâyesi. Kahraman hayatını yoksulluk ve aşağılanmayı tanıdığı çocukluk yıllarından başlayarak, kronolojik olmayan bir dizi iç monologla anlatır. Ayakta kalmak için verdiği sürekli ve sert mücadele onu kararlı, kendine güvenen bir kadın yapmış, ama içini bütün hayatına öldürücü bir zehir gibi bulaşan bir hınçla doldurmuştur. Bu hınç nihayet bulduğu sevgiyi de gölgeleyecektir.”
Kadın hikâyeleri anlatan kadın yazarları seviyorum. Jane Austen’ı, Tomris Uyar’ı, Nina Berberova’yı, Colette’i, Jean Rhys’ı ve diğerlerini… Sanırım Magda Szabó da onlardan biri. Kapı’da Emerenc gibi muhteşem bir kadın karakter yaratmış olan yazar, bu defa da yine son derece ilginç ve güçlü bir roman karakterini sokuyor okuyucusunun dünyasına: Eszter Encsy’i. Yazar aslında tek bir kadın karakter yaratmamış bu romanda. Evet, Eszter ana karakter ama bir de Angela var. Varlığıyla Eszter’in tüm yaşamını zehreden Angela. Adeta Eszter’in anti-tezi… Yoksulluk, ölüm, zor yaşam koşulları, aşağılanma insanları hınçla doldurabilir. Peki ya kıskançlık, haset gibi duygularla? Eszter’in Angela’ya karşı bir yaşam boyu duyduğu o büyük hınç nasıl açıklanabilir? Magda Szabó karmaşık insan ruhuna büyük bir incelikle yaklaşıyor. İyi ki böyle yazarlar var.

10 yorum:

  1. Hemen listeye ekliyirum bende o zaman Seda.
    iyi geceler, iyi haftalar.

    YanıtlaSil
  2. Gülşah'cığım selam...
    Teşekkür ederim. Sana da iyi haftalar...

    YanıtlaSil
  3. O zaman okumadıysanız Magda Szabo'nun Katalin Sokağı'nı da es geçmeyin. Peki "Kapı"nın filmini gördünüz mü? Bence sinemaya en aslına uygun ve iyi uyarlanmış filmlerden biriydi...

    YanıtlaSil
  4. Katalin Sokağı'nı çok merak ediyorum açıkçası. Okuyanlar çok sevmiş.

    Kapı'yı okuduktan hemen sonra izledim filmi. Film çok başarılıydı ama galiba kitabın hemen ardından izlemiş olmam, fimin üzerimdeki etkisini biraz azalttı.

    YanıtlaSil
  5. filmini önerecektim ama yazışmışsınız siz. kitap okumak daha etkileyici zaten ama
    filmi de başarılı bulmuştum ben..

    YanıtlaSil
  6. Özellikle de kitabın atmosferini çok iyi yansıttığını düşünmüştüm.

    YanıtlaSil
  7. Merhabalar.

    Paylaştıklarınızı okuyarak yorum yazma imkanım olmadığı için, blogger arkadaşlığımızın
    unutulmaması adına ayaküstü sizleri ziyaret ederek hal-hatır sormak istedim. İnşAllah sağlık, sıhhat ve afiyettesinizdir.

    Selam ve dualarımla birlikte en Güzel'e emanet olun.

    Recep Altun
    Değirmenden Mektup Var

    NOT: Kitap ve kahve kokusunu bloğunuzdan alabiliyorum. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  8. İyi dilekleriniz için sağ olun Recep Bey..Selamlar...

    YanıtlaSil
  9. Bu aralar okumayı arzu ettiğim kitaplardan biri. Kitapligimda var aslında ama ben önce neden bilmem Kapı yı okumak istedim.
    Blogunuzu da çok beğendim. Güzel Yazılar da buluşalım. Sevgiler ...

    YanıtlaSil
  10. Mesajınız için çok teşekkür ederim. Hemen ziyaret ediyorum bloğunuzu. Sevgiler...

    YanıtlaSil