20 Ağustos 2015 Perşembe

Beni Asla Bırakma – Kazuo Ishiguro


2005 yılında yayımlanmış olan Beni Asla Bırakma (Never Let Me Go) oldukça değişik ve sürpriz bir roman. İsminin akla getirdiği çağrışımlardan hayli uzak, oldukça karanlık ve sert sayılabilecek bir kitap. 1990’ların sonu, İngiltere… Gayet sıradan ve sakin bir cümleyle başlıyor her şey: “Benim adım Kathy H. Otuz bir yaşımdayım ve on yıldan uzun süredir bakıcıyım.” Sonrasında, romanın anlatıcısı ve aynı zamanda başkahramanlarından olan Kathy’nin geriye dönüşlerle tüm yaşamını ve geçmişini gözden geçirişine tanıklık ediyoruz. Özellikle de yaşamının neredeyse büyük bir bölümünü birlikte geçirdiği iki yakın arkadaşı Ruth ve Tommy ile olan ortak geçmişine ve Hailsham’daki yıllarına… Hailsham… Kitabın merkezindeki gizemli yatılı okul.
Kitabın başlarında Kathy Hailsham’dan her bahsedişinde, sadece ayrıcalıklı çocukların okuduğu oldukça özel bir yatılı okul olduğunu düşünüyorsunuz. Ancak yavaş yavaş okulla ve çocukların okuldaki yaşamlarıyla ilgili garip bir şeylerin olduğunu hissetmeye başlıyor ve hemen ardından çok sert bir gerçekle burun buruna geliyorsunuz. Kitabın gidişatına dair daha fazla bilgi vermek istemiyorum. Okumak ve bizzat tecrübe etmek gerekir sanırım. Bu arada roman 2010 yılında sinemaya da uyarlanmış. Henüz izlemedim ancak kitaba dair bir dolu ayrıntı filme nasıl yansıtıldı çok merak ediyorum.
Son olarak, kitabın ruhuna dair bir iki şey söylemek istiyorum. Her ne kadar hikâye İngiltere’de geçiyor ve karakterler de İngiliz adlarını taşıyor olsalar da, kitapta İngiliz olmayan bir şeyler var bence. Kitabı okuyanlar da benim gibi mi hissetti ve düşündü acaba? Kitabın ruhu oldukça Doğulu geldi bana. Karakterlerin kaderlerini büyük bir sükûnetle kabul edip yaşamaları, yaşamlarının akışını değiştirmeyi hayal etseler bile, bu yönde herhangi bir radikal adım atmaktan kaçınmaları beni çok etkiledi. İnsanın yazgısı karşısındaki bu teslimiyetçi tutum, bizimki gibi Doğu toplumlarına has bir şey değil mi? Ishiguro Japon asıllı… Beş yaşındayken ailesiyle birlikte İngiltere’ye göç etmiş ve tüm yaşamını orada geçirmiş. Çift kültürlü oluşunun edebiyatına bilinçli ya da bilinçsiz bir etkisi olsa gerek. Açıkçası onun romanını benim açımdan ilginç kılan şeylerden biri de bu. Sözün kısası, Ishiguro’yla yola devam…

7 yorum:

  1. Merhabalar.

    Çok iyi bir kitap okuyucusu olmasam da kitapları ve onların kokusunu çok seviyorum. Kitap tanıtımına çok büyük bir katkıda bulunuyorsunuz, sizleri tebrik ederim. Her yönüyle güzel bir kitap paylaşımıydı. Kaleminize ve yüreğinize sağlıklar dilerim.

    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Recep Bey,
      Teşvik edici, güzel yorumunuz için gerçekten çok teşekkür ederim.
      Selamlar...

      Sil
  2. Ben sizin yazarın geçmişiyle ilişkilendirdiğiniz kısmı daha çok klon oldukları için dışlanan, toplumun kabul etmediği ve bunu içten içe dillendirmeseler de hissettiklerini düşündüklerine yormuştum ama yorumunuzu okuyunca çok mantıklı da geldi. O açıdan düşünmemiştim. Daha önce derste okuduğumuz bir kısa hikayesinden kaynaklı yazarın gerçekten arada kalmışlığı söz konusu en azından okuduklarım kadarıyla. Hikaye de bu arada kalmışlığı, Japon kültürüyle İngiltere'de büyümeyi, daha çok yansıtıyordu. Bu yorumunuzu okuyunca da çok mantıklı geldi ve bu açıdan da bakmamı sağladı. Teşekkürler :). (Bu arada hikayenin adı Bir Aile Yemeği. Ben o kadar beğendim ki daha sonra romanını da alıp okudum yazarın :))

    YanıtlaSil
  3. Merhaba,
    Sanırım edebiyat öğrencisisiniz. Ne güzel :) Yazarın durumu bana çok ilginç gelmişti hayat hikayesini öğrendiğimde. Çünkü karakterlerde Doğu'ya özgü bir şeyler vardı ama yazar hep Batı'da yaşamıştı. Bunu ilginç buldum ve hala da buluyorum. Bu yorumunuz beni mutlu etti. Benim gibi hissedenler de olmuş demek ki. Ishiguro sevdiğim bir yazar. Önerdiğiniz öyküyü de çok merak ettim. İlk fırsatta okuyabilmeyi diliyorum. Görüşmek üzere... Daha sık uğrarsanız buralara sevinirim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet doğru tahmin :). Çok teşekkür ederim ben de sizin blogunuzu yeni keşfettim ama baya sevdim. Hatta dayanamayıp yorum da yapmak istedim çünkü çok yerinde ve doğru bir tespitti hele bir de söz konusu Ishiguro ve bu güzel romanı söz konusu olunca. Diğer kitap yorumlarınıza da göz gezdirdim ve kısa öz yorum yapmanız baya açıklayıcı ve yararlı olmuş. Yeni fikirler ve kitaplar öğrenmek için mutlaka uğrayacağım bir blog:). Sizi de benim bloguma beklerim, umarım beğenirsiniz :). Hatta şöyle bir çekilişim de var ben şuraya bırakayım bakmak isterseniz :). http://onerimakinesi.blogspot.com.tr/2016/02/cekilis.html

      Sil
    2. Sitenizi ziyaret ettim ve çok beğendim. Mail ile takip imkanı var mı?

      Sil
    3. Çok teşekkür ederim :). Evet var. Sağ tarafta Follow by Email kısmından hallolacağını düşünüyorum.

      Sil