26 Nisan 2016 Salı

Amerikan Sargısı – Fakirt Baykurt


İkinci Dünya Savaşı sona ermiş. Soğuk Savaş başlamış. Malûm, dünya iki kutba ayrılmış. Bir yanda Sovyetler Birliği ve onun uydu devletleri, diğer yanda ise ABD ve Türkiye’nin de aralarında bulunduğu kapitalist lig… ABD’nin İkinci Dünya Savaşı’ndan hayli palazlanmış olarak çıktığı ve dünya üzerindeki etki alanlarını sağlamlaştırmayı kafasına koyduğu yıllar… NATO, Truman Doktrini, Marshall Planı, Amerikan yardımları ve evet meşhur süttozu…
Fakirt Baykurt, ilk baskısını 1967 yılında yapmış olan Amerikan Sargısı’nda işte o yılları konu edinmiş ve ortaya okuması zevkli, mizahı ve umudu elden bırakmayan bir roman çıkarmış. Elbette bir köy romanı… Hikâye Ankara yakınlarındaki bir köyde geçmekte. Her şey, Ankara’da faaliyet gösteren Amerikan yardım misyonu ile Amerikalılarla iş yaparak giderek zenginleşen bir grup Türk’ün civar köylerden birinde bir pilot proje hayata geçirme kararıyla başlıyor. Buna göre, güzel ama yoksul köye el atılacak, tarım ve hayvancılığı bizzat Amerika’dan getirilecek tohum ve cins hayvanlarla geliştirilecek, nihayetinde de köylü daha modern bir yaşama kavuşacaktır. Projenin başarısı tüm ülkede büyük yankı uyandıracak ve benzer biçimde başka köylerde de uygulamalar başlayacaktır.
Köy halkı daha ilk günden projeye yabancı kalır. Ne projeyi anlar ne de uygulanmasını ister. Her ne kadar köyden kente göçün hız kazandığı yıllar da olsa, köyünden ve yaşamından memnundur. Müthiş bir sağduyu ile işlerine ve özgürlüğüne çomak sokulduğunu, olmayacak duaya amin dendiğini hisseder. Ancak öyle bir oldu bitti karşısındadır ki itiraz etmeye gücü yetmez. Nitekim proje bir biçimde başlar ama işler hiç de planlandığı gibi gitmez. Her şey sarpa sarar. Finalde herkes layığını bulur.
 

2 yorum:

  1. Fakir Baykurt yazarlık dönemi içinde ürettiği tüm eserlerinde yurdunun ve halkının sorunlarını işledi durdu. Kitaplarını yıllar itibariyle okuduğunuzda yaklaşık olarak Türkiye'nin dönemsel bir fotoğrafını çekme imkanınız var. Eğitimin sorunları, köylerin ger kalmışlığı, eğitimsizlik, köyden kente göç ve işsizlik nedeniyle Avrupa'ya açılan kapılar. Son dönemlerinde de kısmen siyasi sürgünler. Ömrü boyunca kalemini sadece halkı ve ülkesi için oynatan asil bir kalem...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bildiğim kadarıyla yazarın tüm kitaplarını okudunuz Bilgehan Bey. Bahsettiğiniz sosyolojik olayların ve değişimlerin yazarın eserine yansımasını kronolojik olarak görme imkanınız oldu. Bu çok heyecan verici bir şey. Bazı yazarlar ülkelerinde yaşanan bu tip değişimleri büyük bir başarıyla yansıtıyorlar eserlerine. Okuyucu için müthiş bir şey bence o değişimi eserler üzerinden takip edebilmek. Selamlar...

      Sil